Mustafa Çiftçi, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nin tahliye sürecine ilişkin Al Jazeera’ye verdiği mülakatta dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Çiftçi, sürecin tamamen hukuk devleti ilkesi çerçevesinde yürütüldüğünü ve güvenlik güçlerinin tarafsız şekilde görev yaptığını savundu.
“Süreç CHP içi davaların sonucu”
Çiftçi, yaşananların devlet kaynaklı bir müdahale olmadığını, CHP içindeki tarafların yargıya taşıdığı süreçlerin sonucu olduğunu belirtti.
“Ortaya çıkan tablo devletin başlattığı bir süreç değil, yargıya taşınmış hukuki sürecin zorunlu sonucudur” ifadelerini kullandı.
“Uzlaşmaları için süre tanındı”
Çiftçi, tahliye sürecinde taraflara kendi aralarında çözüm üretmeleri için zaman verildiğini ancak uzlaşma sağlanamadığını söyledi.
“CHP içindeki davalı tarafların kendi iradeleriyle genel merkezi boşaltmaları için süre tanındı ancak anlaşma sağlanamadı” dedi.
“Müdahalede sınır aşılmadı”
Emniyet güçlerinin orantılılık ilkesiyle hareket ettiğini vurgulayan Çiftçi, herhangi bir hukuksuzluk olmadığını öne sürdü.
Ankara Valiliği koordinasyonunda yürütülen operasyonun tamamen yasal çerçevede gerçekleştirildiğini ifade etti.
“Cumhurbaşkanlığı makamı hedef gösterilemez”
Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik eleştirileri de değerlendiren Çiftçi, kamu düzenini zedeleyecek söylemlerin demokratik siyasetle bağdaşmadığını savundu.
“Muhterem Cumhurbaşkanımıza ve devletin anayasal kurumlarına yönelik tehdit ve hedef gösterme girişimleri kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
Süreçte siyasi tartışma büyüyor
CHP içindeki gelişmeler ve tahliye sürecine ilişkin açıklamalar, Ankara siyasetinde tartışmaları daha da artırırken, konu hem siyasi hem hukuki yönüyle gündemdeki yerini koruyor.

