Akış Çifte Değerlendirme Medya Kişiler Kurumlar Yayınlar --°
--:--:--

CİNSİNİ ÖPTÜĞÜM CİNSİNE ÇEKER

2 hafta önce 24
DEM Parti Eş genel başkanı Tülay Hatimoğulları’na ilk sözüm. Biraz acele etmiyor musun Tülay Hanım? Önce örgüt verdiği sözleri tutmayacak mıydı? Yoksa yine atı sağlam kazığa bağlamamış mıyız?  Süreci hatırlarsanız, 2025’in şubat ayında, Devlet Bahçeli’nin deyimiyle kurucu önder, bizim deyimimizle terörist başı Öcalan, örgütüne silah bırakmayı ve örgütü feshetmeyi söylemişti. Aradan uzunca bir süre geçtiği halde hiçbir şey yapılmamış, geçen yılın ağustos ayında birkaç çapulcu sözde silah bırakmış, muhtemelen eski, çakaralmaz silahlarından otuzunu bir gösteriyle yakmıştı. Ancak bunun gerisi gelmedi. Yapılan anlaşma gereği, hiç vakit kaybetmeden silahlar şartsız bir şekilde teslim edilecekti. Anlaşılan örgüt ve siyasi uzantısı DEM Partililer tedbiri elden bırakmak istemiyor. Ya verilen sözler tutulmaz, terörist başı için alınan tavizler yerine getirilmezse diye, silahlarını bırakmak istemiyor. Hatimoğulları’nın açıklamasından da bu anlaşılıyor.  İlginç olan ne biliyor musunuz? Bunlar bu cesareti Bahçeli’den alıyor. Devlet Bahçeli, Öcalan için yeni bir statü belirlenmesini, daha doğrusu ona kallavi bir paye verilmesini istediği günden bu yana o tarafın sesi daha gür çıkmaya başladı. Bahçeli, terörist başına iletişim ve lojistik destek verilmesini de istiyor. Tülay Hanım, Bahçeli’nin, sürecin eş zamanlı işlemesi için söylediği “Tek kanatlı kuş uçmaz” sözü de ellerini rahatlatmış gibi. Bir adım siz bir adım biz demeye getiriyorlar ama bütün adımları devletten bekliyorlar. O lanet olası silahlarından bir türlü vaz geçmedikleri gibi önderlerinin serbest bırakılmasını ve daha bir sürü taviz daha istiyorlar. Yetkililerden gelen açıklamalarda terör örgütü, söz verdiği silah ve mühimmatı teslim etmemiş. “Biz şimdi değil TBMM komisyonundan önce de barışı hiç dilimizden düşürmedik” diyor hanımefendi. Şanlı Türk polisine tokat atan kendi insanları değilmiş gibi davranıyorlar. Bunları hiç unutmadık ama… Yazıma bu başlığı Ahmet Türk’ün yeniden konuşmaya, içindeki kinini kusmaya başladığı için verdim. Onca zaman hapis yatmış, belediye başkanlığından azledilmiş ama pek akıllanmamış. Bahçeli’nin, "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet'ler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" ironik cümlesinden sonra şimdi sıra bekliyorlar. Ama bu arada Ahmet Türk boş da durmuyor. Tartışmalı bir şekilde süper lige yükselen Amedspor için, “Çok mutluyum, Kürdistan’ın bir takımı Süper Lig’e çıktı, başarılar dilerim” sözü, hem siyasileri, hem iktidarı hem de bu memleketin bizim gibi has evlatlarını derinden incitti. Amedspor’un süper lige çıkmasına bir şey demiyoruz. Ancak o Türkiye’nin bir takımıdır; Kürdistan’ın değil. Zaten lanet olası bir Kürdistan da yok. Türkiye’nin bir takımı olamayacaksa cehennemin dibine kadar yolu vardır. Orada bir lig var mı bilemiyor tabii… Sağlık ve esenlikle…   Tahir ORHAN
Tümünü Okuyun - Kaynağa Git