Akış Çifte Değerlendirme Medya Kişiler Kurumlar Yayınlar --:--:--

Sıcak sevmeyenlere kötü haber: Bu yaz ekstrem sıcaklar görülebilir

2 hafta önce 30

Türkiye genelinde yılın ilk aylarında mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıkların yaz aylarında da etkisini sürdürmesi bekleniyor. TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası İzmir İl Temsilcisi Ayşegül Akıncı Yüksel, yaz dönemine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Yüksel, Türkiye ve İzmirde ısınma eğiliminin sürdüğünü belirterek, yaz aylarında sıcak hava dalgalarının yaşanabileceğini söyledi. Geçen yıl olduğu gibi bu yaz da ekstrem sıcaklıkların görülebileceğini ifade etti.

Marmara ve Ege için sıcaklık beklentisi

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün Mayıs 2026 sonu ve haziran başı için yayımladığı aylık tahmin haritalarına dikkat çeken Yüksel, Kıyı Ege ve Marmara’nın batısında sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyredeceğini belirtti.

Türkiye genelinde 2026nın ilk aylarında sıcaklıkların çoğunlukla mevsim normallerinin üzerinde gerçekleştiğini ifade eden Yüksel, yaz aylarında da bu eğilimin devam edebileceğini kaydetti.

“Mevsim normallerinin üzerinde seyrediyor”

Yüksel, Mayıs 2026 itibarıyla Türkiye ve İzmir genelinde sıcaklıkların özellikle batı kesimlerde mevsim normallerinin 1 ila 3 derece üzerinde seyrettiğini aktardı.

Marmara ve Ege bölgelerinin iç kesimlere kıyasla daha sıcak bir periyotta olduğunu belirten Yüksel, haziran, temmuz ve ağustos aylarına ilişkin projeksiyonların küresel ısınma eğiliminin sürdüğünü gösterdiğini söyledi.

İzmir’de rekor sıcaklık ihtimali

Yüksel, İzmir özelinde geçen yıl görülen 44-45 derece civarındaki ekstrem sıcaklıkların bu yıl da zorlanabileceğini ya da aşılabileceğini belirtti.

Bu durumun özellikle yüksek basınç sistemlerinin konumuna bağlı olarak ortaya çıkabileceğini ifade eden Yüksel, son yıllarda daha sık sıcak hava dalgası ve daha uzun süreli yüksek basınç sistemlerinin etkili olduğunu vurguladı.

Daha sıcak ve kurak yaz ihtimali

Yapılan iklim modellerinin daha sıcak ve daha kurak bir yaz ihtimalini artırdığı belirtildi. Uzmanlara göre bu tablo, özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar, yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar ve açık alanda çalışanlar için risk oluşturabilir.

Sıcak hava dalgalarının daha uzun sürmesi, su tüketimi ve tarımsal sulama ihtiyacını da artırabilir.

Kısa süreli aşırı yağışlar erozyonu artırdı

Yılın ilk 3 ayında, özellikle ocak ve şubat aylarında İzmirde yoğun yağışlar görüldü. Yüksel, bu yağışların meteorolojik kuraklık açısından olumlu olduğunu ancak hidrolojik kuraklık bakımından yeterli olmadığını söyledi.

Yağışların kısa sürede ve yoğun şekilde düşmesinin, suyun toprağa süzülüp yer altı kaynaklarını beslemesini zorlaştırdığını belirten Yüksel, bu durumun yüzeysel akışı artırdığını ve barajlarda bulanıklığa neden olduğunu ifade etti.

Orman yangınları sonrası erozyon riski

Yüksel, kısa süreli aşırı yağışların son yıllarda yaşanan büyük orman yangınlarının etkisiyle erozyonu artırdığını belirtti.

Yangınlardan zarar gören alanlarda bitki örtüsünün zayıflaması, yağış sırasında toprağın daha kolay taşınmasına yol açabiliyor. Bu nedenle aşırı yağışlar, su kaynaklarını beslemenin yanı sıra yeni çevresel riskleri de beraberinde getirebiliyor.

Yer altı su rezervleri için uzun süre gerekiyor

İlk 3 ayda normalin üzerinde yağış alınmasının su stresini azalttığını belirten Yüksel, bunun yer altı su rezervleri üzerinde aynı hızda etki oluşturmadığını ifade etti.

Geçen yıl aşırı su çekimi nedeniyle 300-400 metre derinlikteki akiferlere kadar inildiğini hatırlatan Yüksel, son 2 yıldır yaşanan kuraklığın oluşturduğu hidrolojik açığın kapanmasının uzun yıllar meteorolojik kuraklık yaşanmamasına bağlı olduğunu söyledi.

“Yağmur suyu hasadı zorunlu olmalı”

Yüksel, su yönetimi konusunda hem bireysel hem de kentsel ölçekte stratejilerin hayati önem taşıdığını vurguladı. Su şebekelerindeki kayıp-kaçak oranlarının düşürülmesi gerektiğini belirtti.

Ege Bölgesinde vahşi sulamadan vazgeçilerek hızla damlama sulama sistemlerine geçilmesi gerektiğini kaydeden Yüksel, evsel su tasarrufu, gri su geri kazanımı ve yağmur suyu hasadının yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.

Sıcaklık ve su stresi birlikte izlenecek

Uzman değerlendirmelerine göre yaz aylarında hem sıcaklık artışı hem de su kaynakları üzerindeki baskı yakından takip edilecek. İzmir başta olmak üzere batı bölgelerinde sıcak hava dalgalarının etkili olması halinde su tüketiminin artması bekleniyor.

Bu nedenle hem yerel yönetimlerin hem de vatandaşların sıcak hava, kuraklık ve su tasarrufu konusunda hazırlıklı olması gerektiği belirtiliyor.

Tümünü Okuyun - Kaynağa Git