İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü "yolsuzluk" soruşturması kapsamında Buca Belediyesi'ne operasyon düzenlendi.
Operasyonda Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ile eski Belediye Başkanı Erhan Kılıç’ın da aralarında bulunduğu 53 kişi gözaltına alındı.
Operasyona CHP Buca İlçe Başkanı Suat Bulut'tan da tepki geldi. Bulut açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Bugün sabaha karşı gerçekleştirilen operasyonla, Buca Belediye Başkanımız Sayın Görkem Duman ve çok sayıda Belediye çalışanımızın gözaltına alınmasını büyük bir kaygı ve dikkatle takip ediyoruz.
Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz, yoksulluk ve derinleşen toplumsal sorunlar karşısında çözüm üretmesi gereken iktidarın, yine halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarını ve yerel yöneticileri hedef alan görüntülerle gündeme gelmesi, kamuoyunda ciddi soru işaretleri yaratmaktadır.
Elbette hiç kimse hukukun üstünde değildir. Ancak hukuk; adalet üretmek için vardır, siyasi baskı aracı olarak kullanılmak için değil.
Bugün yaşananlar, toplumun geniş kesimlerinde adalet duygusunu zedeleyen yeni bir tablo ortaya çıkarmıştır. Çünkü hakkında işlem yapılan kişiler, çağrıldıkları takdirde gidip ifade verebilecek konumdayken, sabaha karşı düzenlenen operasyonlarla gözaltına alınmaları; özellikle de halkın iradesiyle seçilmiş kişilere yönelik olması nedeniyle toplum vicdanını derinden yaralamaktadır.
Kamuoyunun cevabını beklediği önemli bir soru da şudur: Yargı, Türkiye’de herkese eşit mi işlemektedir?
Vatandaşlarımız, iktidar partisine mensup belediyeler hakkında gündeme gelen iddialarda aynı kararlılığı ve aynı hassasiyeti göremediğinde, doğal olarak adalet duygusu zedelenmektedir. Adaletin temel şartı; siyasi görüşe, parti kimliğine veya makama göre değil, herkese eşit uygulanmasıdır.
Demokratik bir hukuk devletinde esas olan; şeffaflık, adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesidir. Ne yazık ki son yıllarda, özellikle muhalefet belediyelerine yönelik art arda gerçekleştirilen operasyonlar, toplumun geniş kesimlerinde yargının tarafsızlığına ilişkin kaygıları büyütmektedir.
Halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeye saygı göstermek, demokrasinin en temel gereğidir. Seçilmiş yöneticilerin görevlerini yapamaz hâle getirilmesi, yalnızca kişilere değil, onlara oy veren milyonlarca yurttaşın iradesine yönelik bir müdahale olarak algılanmaktadır.
Bizler hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve halkın iradesini savunmaya devam edeceğiz. Adalet; siyasi hesaplarla değil, evrensel hukuk ilkeleriyle işletilmelidir.
Hiç kimse yargılanamaz değildir. Ancak hiç kimse de siyasi tartışmaların gölgesinde peşinen suçlu ilan edilemez.
Demokrasiye, hukuka ve halkın iradesine sahip çıkmaya devam edeceğiz.
Halkın iradesi susturulamaz."

2 saat önce
11































